Tekil
die
Falte
kırışıklık
Çoğul: die Falten
Falte ismi neden die artikelini alır?
-e ile biten isimlerin yaklasik %90'i disildir.
Örnekler
die Lampe (lamba), die Schule (okul), die Tasche (canta), die Klasse (sinif), die Straße (sokak), die Sonne (gunes), die Blume (cicek)
İstisnalar
der Junge (erkek cocuk), der Löwe (aslan), der Affe (maymun), der Name (isim), der Käse (peynir), das Ende (son), das Auge (goz)
Falte çekim tablosu
Dört halde nasıl değiştiği.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | die Falte | eine Falte | keine Falte |
| Akkusativ | die Falte | eine Falte | keine Falte |
| Dativ | der Falte | einer Falte | keiner Falte |
| Genitiv | der Falte | einer Falte | keiner Falte |
| Nominativ | die Falten | Falten | keine Falten |
| Akkusativ | die Falten | Falten | keine Falten |
| Dativ | den Falten | Falten | keinen Falten |
| Genitiv | der Falten | Falten | keiner Falten |
Bağlam içinde örnekler
Falte kullanılan gerçek cümleler.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Die kleine Falte ist sichtbar.Küçük kırışıklık görünür. | Eine tiefe Falte stört mich.Derin bir kırışıklık beni rahatsız ediyor. | Keine neue Falte ist hier.Burada yeni bir kırışıklık yok. |
| Akkusativ | Ich sehe die kleine Falte.Küçük kırışıklığı görüyorum. | Er hat eine neue Falte im Gesicht.Yüzünde yeni bir kırışıklık var. | Ich finde keine tiefe Falte nicht.Derin bir kırışıklık bulamıyorum. |
| Dativ | Ich arbeite an der tiefen Falte.Derin kırışıklık üzerinde çalışıyorum. | Er sitzt an einer kleinen Falte.Küçük bir kırışıklığın yanında oturuyor. | Ich gebe keiner alten Falte Beachtung.Hiçbir eski kırışıklığa dikkat etmiyorum. |
| Genitiv | Die Tiefe der tiefen Falte ist groß.Derin kırışıklığın derinliği büyüktür. | Der Rand einer neuen Falte ist scharf.Yeni bir kırışıklığın kenarı keskindir. | Die Ursache keiner alten Falte ist unklar.Hiçbir eski kırışıklığın nedeni belirsizdir. |
| Nominativ | Die kleinen Falten sind sichtbar.Küçük kırışıklıklar görünür. | Neue Falten erscheinen plötzlich.Yeni kırışıklıklar aniden ortaya çıkıyor. | Keine tiefen Falten sind da.Orada derin kırışıklıklar yok. |
| Akkusativ | Wir sehen die alten Falten.Eski kırışıklıkları görüyoruz. | Ich sehe viele Falten im Stoff.Kumaşta birçok kırışıklık görüyorum. | Ich sehe keine neuen Falten mehr.Artık yeni kırışıklıklar görmüyorum. |
| Dativ | Ich helfe den alten Falten.Eski kırışıklıklara yardım ediyorum. | Er spricht über neuen Falten.Yeni kırışıklıklardan bahsediyor. | Ich gebe keinen tiefen Falten keine Chance.Derin kırışıklıklara şans vermiyorum. |
| Genitiv | Die Anzahl der tiefen Falten steigt.Derin kırışıklıkların sayısı artıyor. | Die Wirkung neuer Falten ist stark.Yeni kırışıklıkların etkisi güçlüdür. | Die Ursache keiner alten Falten ist unbekannt.Hiçbir eski kırışıklığın nedeni bilinmiyor. |
Sıkça sorulan sorular
der, die, das ve Der Artikel uygulaması hakkında her şey.
Falte artikeli der mi, die mi yoksa das mı?
Doğrusu die Falte şeklindedir. Almancada Falte dişil bir isimdir.
die Falte sözcüğünün çoğulu nedir?
die Falte çoğulu die Falten şeklindedir.
die Falte Türkçe'de ne anlama geliyor?
Almanca die Falte kelimesi Türkçe'de “kırışıklık” anlamına gelir.
die Falte nasıl çekimlenir?
Artikeller hale göre değişir.
- Nominativ: die Falte
- Akkusativ: die Falte
- Dativ: der Falte
- Genitiv: der Falte
Bu formları bilmek doğru cümleler kurmanızı sağlar.
Konuya göre göz at
Vücut Parçaları
Keşfet →
CİNSİYETE GÖRE GÖZ AT
Dişil isimler
Keşfet →
Çekime göre göz at
Güçlü Standart çekim — fazladan -(e)n yok. Çoğunluk (%96) böyledir.
Keşfet →