Tekil
die
Orange
portakal
Çoğul: die Orangen
Orange ismi neden die artikelini alır?
Meyve isimlerinin cogu disildir.
Örnekler
die Birne (armut), die Kirsche (kiraz), die Pflaume (erik), die Erdbeere (cilek), die Himbeere (ahududu), die Traube (uzum), die Orange (portakal)
İstisnalar
der Apfel (elma), der Pfirsich (seftali)
Orange çekim tablosu
Dört halde nasıl değiştiği.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | die Orange | eine Orange | keine Orange |
| Akkusativ | die Orange | eine Orange | keine Orange |
| Dativ | der Orange | einer Orange | keiner Orange |
| Genitiv | der Orange | einer Orange | keiner Orange |
| Nominativ | die Orangen | Orangen | keine Orangen |
| Akkusativ | die Orangen | Orangen | keine Orangen |
| Dativ | den Orangen | Orangen | keinen Orangen |
| Genitiv | der Orangen | Orangen | keiner Orangen |
Bağlam içinde örnekler
Orange kullanılan gerçek cümleler.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Die süße Orange ist saftig.Tatlı portakal suludur. | Eine frische Orange ist frisch.Taze bir portakal tazedir. | Keine große Orange liegt hier.Burada büyük bir portakal yok. |
| Akkusativ | Ich esse die süße Orange gern.Tatlı portakalı severek yerim. | Er kauft eine große Orange am Markt.O pazarda büyük bir portakal satın alır. | Wir sehen keine frische Orange im Korb.Sepette taze portakal görmüyoruz. |
| Dativ | Ich gebe der kleinen Orange Wasser.Küçük portakala su veririm. | Ich helfe einer jungen Orange zu wachsen.Genç bir portakalın büyümesine yardım ederim. | Ich gebe keiner kranken Orange Dünger.Hasta portakala gübre vermem. |
| Genitiv | Der Geschmack der reifen Orange ist gut.Olgun portakalın tadı güzeldir. | Der Geschmack einer frischen Orange ist süß.Taze bir portakalın tadı tatlıdır. | Der Geschmack keiner faulen Orange ist gut.Çürük portakalın tadı güzel değildir. |
| Nominativ | Die reifen Orangen sind lecker.Olgun portakallar lezzetlidir. | Grüne Orangen wachsen am Baum.Yeşil portakallar ağaçta büyür. | Keine kleinen Orangen sind übrig.Küçük portakallardan hiç kalmadı. |
| Akkusativ | Sie mag die saftigen Orangen sehr.Sulu portakalları çok sever. | Ich brauche reife Orangen für Saft.Meyve suyu için olgun portakallara ihtiyacım var. | Ich habe keine guten Orangen gekauft.İyi portakallar almadım. |
| Dativ | Ich sitze bei den süßen Orangen.Tatlı portakalların yanında otururum. | Ich sitze bei frischen Orangen im Garten.Bahçede taze portakalların yanında otururum. | Ich sitze bei keinen guten Orangen mehr.Artık iyi portakalların yanında oturmuyorum. |
| Genitiv | Der Preis der saftigen Orangen ist hoch.Sulu portakalların fiyatı yüksektir. | Der Preis frischer Orangen ist hoch.Taze portakalların fiyatı yüksektir. | Der Preis keiner guten Orangen ist hoch.İyi portakalların fiyatı yüksek değildir. |
Sıkça sorulan sorular
der, die, das ve Der Artikel uygulaması hakkında her şey.
Orange artikeli der mi, die mi yoksa das mı?
Doğrusu die Orange şeklindedir. Almancada Orange dişil bir isimdir.
Orange kelimesi hangi CEFR seviyesindedir?
Orange kelimesi Başlangıç (A1) seviyesindedir.
die Orange sözcüğünün çoğulu nedir?
die Orange çoğulu die Orangen şeklindedir.
die Orange Türkçe'de ne anlama geliyor?
Almanca die Orange kelimesi Türkçe'de “portakal” anlamına gelir.
die Orange nasıl çekimlenir?
Artikeller hale göre değişir.
- Nominativ: die Orange
- Akkusativ: die Orange
- Dativ: der Orange
- Genitiv: der Orange
Bu formları bilmek doğru cümleler kurmanızı sağlar.
Seviyeye göre göz at
A1 Başlangıç — en yaygın günlük isimler
Keşfet →
Konuya göre göz at
Yiyecek ve Malzemeler
Keşfet →
CİNSİYETE GÖRE GÖZ AT
Dişil isimler
Keşfet →
Çekime göre göz at
Güçlü Standart çekim — fazladan -(e)n yok. Çoğunluk (%96) böyledir.
Keşfet →