Tekil
die
Tabelle
tablo, grafik
Çoğul: die Tabellen
Tabelle ismi neden die artikelini alır?
-e ile biten isimlerin yaklasik %90'i disildir.
Örnekler
die Lampe (lamba), die Schule (okul), die Tasche (canta), die Klasse (sinif), die Straße (sokak), die Sonne (gunes), die Blume (cicek)
İstisnalar
der Junge (erkek cocuk), der Löwe (aslan), der Affe (maymun), der Name (isim), der Käse (peynir), das Ende (son), das Auge (goz)
Tabelle çekim tablosu
Dört halde nasıl değiştiği.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | die Tabelle | eine Tabelle | keine Tabelle |
| Akkusativ | die Tabelle | eine Tabelle | keine Tabelle |
| Dativ | der Tabelle | einer Tabelle | keiner Tabelle |
| Genitiv | der Tabelle | einer Tabelle | keiner Tabelle |
| Nominativ | die Tabellen | Tabellen | keine Tabellen |
| Akkusativ | die Tabellen | Tabellen | keine Tabellen |
| Dativ | den Tabellen | Tabellen | keinen Tabellen |
| Genitiv | der Tabellen | Tabellen | keiner Tabellen |
Bağlam içinde örnekler
Tabelle kullanılan gerçek cümleler.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Die neue Tabelle ist fertig.Yeni tablo hazır. | Eine wichtige Tabelle fehlt noch.Önemli bir tablo hala eksik. | Keine große Tabelle ist hier.Burada büyük bir tablo yok. |
| Akkusativ | Ich sehe die ganze Tabelle jetzt.Şimdi tüm tabloyu görüyorum. | Wir brauchen eine klare Tabelle bald.Yakında net bir tabloya ihtiyacımız var. | Er hat keine leere Tabelle gefunden.Boş bir tablo bulamadı. |
| Dativ | Ich arbeite an der großen Tabelle.Büyük tablo üzerinde çalışıyorum. | Er sitzt vor einer kleinen Tabelle.Küçük bir masanın önünde oturuyor. | Sie spricht über keiner guten Tabelle.Hiçbir iyi tablo hakkında konuşmuyor. |
| Genitiv | Der Inhalt der neuen Tabelle ist klar.Yeni tablonun içeriği açık. | Der Wert einer guten Tabelle ist hoch.İyi bir tablonun değeri yüksektir. | Die Bedeutung keiner alten Tabelle ist bekannt.Hiçbir eski tablonun anlamı bilinmiyor. |
| Nominativ | Die alten Tabellen sind weg.Eski tablolar gitti. | Neue Tabellen helfen uns sehr.Yeni tablolar bize çok yardımcı oluyor. | Keine guten Tabellen existieren mehr.Artık iyi tablolar mevcut değil. |
| Akkusativ | Sie lesen die langen Tabellen oft.Uzun tabloları sık sık okurlar. | Ich erstelle neue Tabellen gern.Yeni tablolar oluşturmayı severim. | Wir sehen keine alten Tabellen mehr.Artık eski tabloları görmüyoruz. |
| Dativ | Wir folgen den neuen Tabellen genau.Yeni tabloları tam olarak takip ediyoruz. | Er gibt alten Tabellen keine Chance.Eski tablolara şans vermiyor. | Sie steht vor keinen leeren Tabellen.Hiçbir boş masanın önünde durmuyor. |
| Genitiv | Die Daten der langen Tabellen fehlen.Uzun tabloların verileri eksik. | Der Zweck neuer Tabellen ist wichtig.Yeni tabloların amacı önemlidir. | Die Qualität keiner guten Tabellen ist hoch.Hiçbir iyi tablonun kalitesi yüksek değildir. |
Sıkça sorulan sorular
der, die, das ve Der Artikel uygulaması hakkında her şey.
Tabelle artikeli der mi, die mi yoksa das mı?
Doğrusu die Tabelle şeklindedir. Almancada Tabelle dişil bir isimdir.
Tabelle kelimesi hangi CEFR seviyesindedir?
Tabelle kelimesi Üst-Orta (B2) seviyesindedir.
die Tabelle sözcüğünün çoğulu nedir?
die Tabelle çoğulu die Tabellen şeklindedir.
die Tabelle Türkçe'de ne anlama geliyor?
Almanca die Tabelle kelimesi Türkçe'de “tablo, grafik” anlamına gelir.
die Tabelle nasıl çekimlenir?
Artikeller hale göre değişir.
- Nominativ: die Tabelle
- Akkusativ: die Tabelle
- Dativ: der Tabelle
- Genitiv: der Tabelle
Bu formları bilmek doğru cümleler kurmanızı sağlar.
Seviyeye göre göz at
B2 Üst-orta — nüanslı ve özel
Keşfet →
Konuya göre göz at
İş ve İş Dünyası
Keşfet →
CİNSİYETE GÖRE GÖZ AT
Dişil isimler
Keşfet →
Çekime göre göz at
Güçlü Standart çekim — fazladan -(e)n yok. Çoğunluk (%96) böyledir.
Keşfet →