Tekil
die
Wasserfarbe
suluboya
Çoğul: die Wasserfarben
Wasserfarbe ismi neden die artikelini alır?
-e ile biten isimlerin yaklasik %90'i disildir.
Örnekler
die Lampe (lamba), die Schule (okul), die Tasche (canta), die Klasse (sinif), die Straße (sokak), die Sonne (gunes), die Blume (cicek)
İstisnalar
der Junge (erkek cocuk), der Löwe (aslan), der Affe (maymun), der Name (isim), der Käse (peynir), das Ende (son), das Auge (goz)
Wasserfarbe çekim tablosu
Dört halde nasıl değiştiği.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | die Wasserfarbe | eine Wasserfarbe | keine Wasserfarbe |
| Akkusativ | die Wasserfarbe | eine Wasserfarbe | keine Wasserfarbe |
| Dativ | der Wasserfarbe | einer Wasserfarbe | keiner Wasserfarbe |
| Genitiv | der Wasserfarbe | einer Wasserfarbe | keiner Wasserfarbe |
| Nominativ | die Wasserfarben | Wasserfarben | keine Wasserfarben |
| Akkusativ | die Wasserfarben | Wasserfarben | keine Wasserfarben |
| Dativ | den Wasserfarben | Wasserfarben | keinen Wasserfarben |
| Genitiv | der Wasserfarben | Wasserfarben | keiner Wasserfarben |
Bağlam içinde örnekler
Wasserfarbe kullanılan gerçek cümleler.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Die neue Wasserfarbe ist schön.Yeni suluboya güzeldir. | Eine gute Wasserfarbe liegt hier.İyi bir suluboya burada duruyor. | Keine frische Wasserfarbe ist da.Taze suluboya yok. |
| Akkusativ | Ich kaufe die rote Wasserfarbe.Kırmızı suluboyayı alıyorum. | Er braucht eine blaue Wasserfarbe.Mavi bir suluboyaya ihtiyacı var. | Wir haben keine grüne Wasserfarbe.Yeşil suluboyamız yok. |
| Dativ | Ich male mit der gelben Wasserfarbe.Sarı suluboya ile resim yapıyorum. | Er hilft mit einer dunkelen Wasserfarbe.Koyu bir suluboya ile yardım ediyor. | Ich male mit keiner alten Wasserfarbe.Hiçbir eski suluboya ile resim yapmıyorum. |
| Genitiv | Die Qualität der neuen Wasserfarbe ist hoch.Yeni suluboyanın kalitesi yüksektir. | Der Preis einer guten Wasserfarbe ist fair.İyi bir suluboyanın fiyatı adil. | Der Wert keiner alten Wasserfarbe ist bekannt.Hiçbir eski suluboyanın değeri bilinmiyor. |
| Nominativ | Die alten Wasserfarben sind teuer.Eski suluboyalar pahalıdır. | Bunte Wasserfarben liegen dort.Renkli suluboyalar orada duruyor. | Keine neuen Wasserfarben sind hier.Burada yeni suluboya yok. |
| Akkusativ | Sie mag die hellen Wasserfarben sehr.Parlak suluboyaları çok sever. | Ich sehe schöne Wasserfarben dort.Orada güzel suluboyalar görüyorum. | Ich finde keine guten Wasserfarben.İyi suluboya bulamıyorum. |
| Dativ | Er spielt mit den neuen Wasserfarben.Yeni suluboyalarla oynuyor. | Ich male mit bunten Wasserfarben.Renkli suluboyalarla resim yapıyorum. | Sie arbeitet mit keinen guten Wasserfarben.İyi suluboyalarla çalışmıyor. |
| Genitiv | Der Glanz der hellen Wasserfarben ist schön.Parlak suluboyaların parlaklığı güzeldir. | Die Farbe schöner Wasserfarben ist blass.Güzel suluboyaların rengi soluktur. | Die Wirkung keiner guten Wasserfarben ist stark.Hiçbir iyi suluboyanın etkisi güçlü değildir. |
Sıkça sorulan sorular
der, die, das ve Der Artikel uygulaması hakkında her şey.
Wasserfarbe artikeli der mi, die mi yoksa das mı?
Doğrusu die Wasserfarbe şeklindedir. Almancada Wasserfarbe dişil bir isimdir.
die Wasserfarbe sözcüğünün çoğulu nedir?
die Wasserfarbe çoğulu die Wasserfarben şeklindedir.
die Wasserfarbe Türkçe'de ne anlama geliyor?
Almanca die Wasserfarbe kelimesi Türkçe'de “suluboya” anlamına gelir.
die Wasserfarbe nasıl çekimlenir?
Artikeller hale göre değişir.
- Nominativ: die Wasserfarbe
- Akkusativ: die Wasserfarbe
- Dativ: der Wasserfarbe
- Genitiv: der Wasserfarbe
Bu formları bilmek doğru cümleler kurmanızı sağlar.
Konuya göre göz at
Sanat ve Eğlence
Keşfet →
CİNSİYETE GÖRE GÖZ AT
Dişil isimler
Keşfet →
Çekime göre göz at
Güçlü Standart çekim — fazladan -(e)n yok. Çoğunluk (%96) böyledir.
Keşfet →