Grenze ismi neden die artikelini alır?
-e ile biten isimlerin yaklasik %90'i disildir.
Örnekler
die Lampe (lamba), die Schule (okul), die Tasche (canta), die Klasse (sinif), die Straße (sokak), die Sonne (gunes), die Blume (cicek)
İstisnalar
der Junge (erkek cocuk), der Löwe (aslan), der Affe (maymun), der Name (isim), der Käse (peynir), das Ende (son), das Auge (goz)
Grenze çekim tablosu
Dört halde nasıl değiştiği.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | die Grenze | eine Grenze | keine Grenze |
| Akkusativ | die Grenze | eine Grenze | keine Grenze |
| Dativ | der Grenze | einer Grenze | keiner Grenze |
| Genitiv | der Grenze | einer Grenze | keiner Grenze |
| Nominativ | die Grenzen | Grenzen | keine Grenzen |
| Akkusativ | die Grenzen | Grenzen | keine Grenzen |
| Dativ | den Grenzen | Grenzen | keinen Grenzen |
| Genitiv | der Grenzen | Grenzen | keiner Grenzen |
Bağlam içinde örnekler
Grenze kullanılan gerçek cümleler.
| Hal | Belirli | Belirsiz | Olumsuz |
|---|---|---|---|
| Nominativ | Die alte Grenze ist jetzt offen.Eski sınır şimdi açık. | Hier verläuft eine natürliche Grenze.Buradan doğal bir sınır geçiyor. | Keine politische Grenze kann uns trennen.Hiçbir siyasi sınır bizi ayıramaz. |
| Akkusativ | Wir überqueren die deutsche Grenze.Alman sınırını geçiyoruz. | Er zeichnet eine neue Grenze auf die Karte.Haritaya yeni bir sınır çiziyor. | Ich sehe keine klare Grenze zwischen uns.Aramızda net bir sınır görmüyorum. |
| Dativ | Wir nähern uns der französischen Grenze.Fransız sınırına yaklaşıyoruz. | Er steht an einer unsichtbaren Grenze.Görünmez bir sınırda duruyor. | Er wohnt an keiner offiziellen Grenze.Resmi hiçbir sınırın yakınında yaşamıyor. |
| Genitiv | Der Verlauf der politischen Grenze ist unklar.Siyasi sınırın güzergahı belirsiz. | Trotz einer starken Grenze gibt es Handel.Güçlü bir sınıra rağmen ticaret var. | Wegen keiner sichtbaren Grenze wurde niemand verletzt.Görünür bir sınır olmaması nedeniyle kimse yaralanmadı. |
| Nominativ | Die neuen Grenzen sind gut bewacht.Yeni sınırlar iyi korunuyor. | Unsichtbare Grenzen existieren zwischen uns.Aramızda görünmez sınırlar var. | Keine künstlichen Grenzen sollten Menschen trennen.Hiçbir yapay sınır insanları ayırmamalı. |
| Akkusativ | Man muss die nationalen Grenzen respektieren.Ulusal sınırlara saygı duymak gerekir. | Das Land hat offene Grenzen.Ülkenin açık sınırları var. | Wir kennen keine festen Grenzen mehr.Artık sabit sınırlar tanımıyoruz. |
| Dativ | Das Dorf liegt zwischen den zwei Grenzen.Köy iki sınır arasında yer alıyor. | Wir arbeiten mit offenen Grenzen.Açık sınırlarla çalışıyoruz. | Er orientiert sich an keinen festen Grenzen.Sabit sınırlara göre hareket etmiyor. |
| Genitiv | Die Öffnung der innerdeutschen Grenzen war historisch.İç Alman sınırlarının açılması tarihiydi. | Die Bedeutung nationaler Grenzen nimmt ab.Ulusal sınırların önemi azalıyor. | Das ist ein Land keiner natürlichen Grenzen.Burası doğal sınırları olmayan bir ülke. |
Sıkça sorulan sorular
der, die, das ve Der Artikel uygulaması hakkında her şey.
Grenze artikeli der mi, die mi yoksa das mı?
Doğrusu die Grenze şeklindedir. Almancada Grenze dişil bir isimdir.
Grenze kelimesi hangi CEFR seviyesindedir?
Grenze kelimesi Temel (A2) seviyesindedir.
die Grenze sözcüğünün çoğulu nedir?
die Grenze çoğulu die Grenzen şeklindedir.
die Grenze Türkçe'de ne anlama geliyor?
Almanca die Grenze kelimesi Türkçe'de “sinir” anlamına gelir.
die Grenze nasıl çekimlenir?
Artikeller hale göre değişir.
- Nominativ: die Grenze
- Akkusativ: die Grenze
- Dativ: der Grenze
- Genitiv: der Grenze
Bu formları bilmek doğru cümleler kurmanızı sağlar.
Seviyeye göre göz at
A2 Temel — günlük yaşam kelimeleri
Keşfet →
Konuya göre göz at
Soyut Kavramlar
Keşfet →
CİNSİYETE GÖRE GÖZ AT
Dişil isimler
Keşfet →
Çekime göre göz at
Güçlü Standart çekim — fazladan -(e)n yok. Çoğunluk (%96) böyledir.
Keşfet →